Stand tasarımı
Marka kimliğini standa taşımak
Uğur Yılmaz · Marka ve Görsel İletişim Yöneticisi · 2 dakika · Son güncelleme:

Kısa cevap
Marka kimliği standa nasıl taşınır?
Marka kimliği standa dört kanaldan taşınır: renk, malzeme, oran ve dil. Kurumsal renk baskın yüzeyde değil, vurgu yüzeylerinde kullanıldığında daha güçlü durur. Malzeme markanın konumunu anlatır; aynı logo ahşapla da metal ile de farklı bir firma anlatır. Oran, standın açıklık ve kapalılık dengesidir. Dil ise duvardaki metinlerin tonudur. Logonun büyütülmesi bu dördünün yerini tutmaz.
Kurumsal rengi nerede kullanmalı
Kurumsal rengi bütün duvarlara sürmek en hızlı yol gibi görünür ama sonuç genellikle yorucu olur. Büyük yüzeyde doygun bir renk, ürünün rengini bastırır ve fotoğrafta ağır durur. Aynı renk vurgu yüzeyinde, örneğin banko cephesinde ya da bir niş içinde kullanıldığında hem daha temiz hem daha akılda kalıcı olur.
Palet tek renkten ibaret değildir. Kurumsal renge eşlik eden bir nötr zemin ve bir ikincil ton gerekir. Nötr zemin ürünün önüne geçmez; ikincil ton ise grafik hiyerarşisini kurar.
Renk kararını ışıkla birlikte vermek gerekir. Aynı kırmızı, sıcak ışık altında turuncuya, soğuk ışık altında pembeye kayar. Renk ve malzeme paletinin nasıl kurulduğunu tasarım sayfamızda anlattık.
Malzeme markayı konumlandırır
Ziyaretçi malzemeyi logodan önce okur. Masif ahşap ve mat metal bir araya geldiğinde köklü ve teknik bir izlenim doğar; parlak akrilik ve beyaz laminat daha genç ve hızlı bir izlenim verir. İkisi de doğru olabilir, ama firmanın kendi konumuyla uyuşmalı.
Dokunulan yüzeyler ayrı bir başlık. Banko kenarı, masa yüzeyi, kapı kolu, tabure. Ziyaretçi bunlara elini değdirir ve kalite algısını buradan kurar. Görünmeyen bir duvarda tasarruf etmek, dokunulan bir yüzeyde tasarruf etmekten çok daha az zarar verir.
Malzeme aynı zamanda tekrar kullanım kararıdır. Fuardan fuara taşınacak bir sistemde kenar darbelerine dayanıklı malzemeler seçilir; ikinci fuarda yıpranmış görünen bir stand, markaya birinci fuardaki katkısını geri verir.
Logoyu büyütmek çözüm değil
Logonun okunması gerekir, ama okunmak için duvarın yarısını kaplaması gerekmez. Yükseklik, temiz bir zemin ve etrafındaki boşluk, boyuttan daha çok işe yarar. Kalabalık bir yüzeyde duran büyük logo, boş bir yüzeyde duran küçük logodan daha zor okunur.
Logoyu her yüzeye tekrarlamak da kimlik değildir. Aynı işaretin bankoda, duvarda, halıda, tabelada ve bardakta tekrar etmesi güven değil telaş hissi verir. Bir ana kullanım, bir de ikincil kullanım yeterli.
Kimliği asıl taşıyan şey tutarlılıktır: aynı renk, aynı yazı karakteri, aynı fotoğraf dili, aynı ton. Bu tutarlılığı fuardan fuara korumak için stand sisteminin de tekrar kullanılabilir olması gerekir; stand tipleri arasındaki fark burada belirleyici oluyor.
Kurumsal kimlik kılavuzumuz yoksa ne yapmalı?
Mevcut malzemelerden bir sayfalık özet çıkarılır: logo dosyası, iki renk kodu, bir yazı karakteri. Bu kadarı bile standın tutarlı olması için yeterli.
Her fuarda farklı tasarım mı yapmalıyız?
Gerekmez. Aynı kimlik dilini koruyup yerleşimi alana göre değiştirmek hem daha ucuz hem daha tanınır. Yenilenmesi gereken genellikle grafik içeriktir.
Kaynaklar
- Küresel Fuar Sektörü Birliği — UFI
- Alman Fuar Sanayi Birliği — AUMA
- İstanbul Ticaret Odası — İTO
